Mayis60FM - Şarkı Sözleri , Flatcast Tema

This is a sample guest message. Register a free account today to become a member! Once signed in, you'll be able to participate on this site by adding your own topics and posts, as well as connect with other members through your own private inbox!

Sinop tarihi

Eylül

Administrator
Sayfa Yöneticisi
Katılım
26 Ocak 2013
Mesajlar
4,217
Tepkime puanı
124
Puanları
63

Sinop ilinin yerlesme tarihi ilk Tunç Çagiyla baslamistir. MÖ. 7. yüzyilda bir Helen Kolonisi olarak kurulan Sinop, Antik Çag'da Karadeniz'in en önemli kentiydi. Helenistik dönemde Anadolu'nun yerli kültürleriyle, Helen ve Pers kültürlerini birlestirmek isteyen Pontus Devletinin baskentlerinden biri de Sinop'tu. Bizans döneminde yöre Ortodoks Hiristiyanliginin etkisiyle dilde ve kültürde Helenlesmistir.
Sinop, MÖ. 70 yilinda Romalilarin, MS. 395 yilinda Bizanslilarin, 3 Ekim 1214 tarihinde Selçuklularin, 1461 yilinda Osmanlilarin hakimiyetine girmistir.
Sinop 1972 yilinda kalkinmada ikinci derece öncelikli iller kapsamina alinmistir. Ilk büyük ölçekli sanayi kurulusu, Ayancik Kereste Fabrikasidir. Diger önemli sanayi kuruluslari Sise Cam Fabrikasi, Un Sanayi, Söksa, Iç Çamasiri Örme Ve Konfeksiyon AS. ile toprak sanayinde tugla ve kiremit fabrikalaridir. Ayancik keteni, Boyabat çember dokumaciligi, ahsap kotra maketi yapimi ve tahta el islemeciligi Sinop'taki en köklü el sanatlaridir.
Ilk kütüphane 1924 yilinda Dr. Riza Nur'un öncülügünde kurulmustur.
TARIH ÖNCESI SINOP : Sinop ilk çagda "Paflagonya" adi verilen bölge içindedir. Anadolu'nun kuzey sahilleri ile Kirim yarimadasi arasinda deniz ticaretinde önemli bir rol oynamistir. Önemli bir dogal liman konumundadir. 1953 yilinda Kocagöz höyükte (kazilinca çogu kez altinda eski yapi kalintilari ve eski eserler çikan, yayvanca - alani genis ve derinligi az bir sekilde toprak tepe.) yapilan kazi ile 1987 ve 1988 yillarinda Müze Müdürlügünce yapilan yüzey arastirmacilari sonucunda tarih öncesi devreler biraz olsun aydinliga kavusmustur. Karagöz höyükte yapilan kazilarda, Ilk Tunç Çagi 1. dönemine ait (MÖ.? 3000-2700) buluntular ortaya çikarilmistir. Bulunan malzeme Sinop, Balkanlar ve Iç Anadolu arasindaki iliskiyi göstermektedir. Yapilan yüzey arastirmasi sonucunda çevrede çok sayida tarih öncesi yerlesim yerlerine rastlanmistir. Bu yerlesim yerleri sahil boyunca, nehir agizlarinda ve nehir vadileri boyunca iç kesimlere dogru yayilmaktadir. Ele geçen malzeme genel olarak ilk Tunç Çagi 1 ve Ilk Tunç Çagi 2'ye tarihlenmektedir. Ancak Kabali çayi vadisinde Erken kalkolitik (MÖ. 4500) yillarina tarihlenen iki yerlesim yeri saptanmistir. Bugün Sinop çevresinde en eski yerlesim alani Kabali çayi vadisi olarak belirlenmistir. Sahil kesiminde Ilk Tunç Çagi 2'nin basinda korkunç bir yanginla höyükler terkedilmistir. Bundan sonra höyüklerde bir yerlesmeye rastlanmamaktadir.
HITIT DEVRINDE SINOP : 1952-1954 yillari arasinda yapilan kazilarda Sinop'ta Hitit dönemini belgeleyecek hiçbir esere rastlanmamistir. Hitit metinlerinde Karadeniz'de Gaska kavimlerinin varligindan söz edilmekte ise de, ancak simdiye kadar Sinop yöresinde hiçbir buluntu ele geçmemistir. Yapilan yüzey arastirmasinda sahil bandinda bir tek Gerze ilçesi Köskhöyük'te Er Hitit (MÖ. 1800) malzemesine rastlanmistir. Ancak Hitit Imparatorlugu dönemine ait hiçbir malzeme bulunmamistir. Bundan sonra 756 yilina ait malzemeler bulunabilmektedir. (MÖ. 2700-1800), (MÖ. 1800-756) yillari arasinda Sinop sahil seridiyle ilgili bir bilgi yoktur.
MÖ. 1000 BASLARINDA SINOP : MÖ. 756 yilinda Milet'ten ayrilan ve kendilerine yeni bir sehir kurmak isteyen göçmenler buraya gelerek bugünkü Sinop'un ilk temelini atmislar ve bu sehre Sinope adini vermislerdir. "Efsaneye göre tanriça Sinope irmak tanrisinin kizidir. Zeus Sinope'ye asik olur. Her diledigini yerine getirecegine söz verir. Sinope kizligina dokunmamasini ister. Tanri yemine bagli kalarak onu kiz birakir. Bugünkü Sinop'un oldugu yere gelir." Daha sonra MÖ. 630 yilinda ikinci bir koloni (sömürge, göçmen toplulugu ya da bu toplulugun yerlestigi yer) grubu Sinop'a yerlesmistir. Sehrin surlarinin büyük bir olasilikla kolonize (koloniler halinde yasanan) devirlerde yapildigi tahmin edilmektedir. 7. yy baslarinda Sinop, Anadolu'ya kuzeyden gelen Kimmerlerin, 6. yy ortalarinda Iran'dan gelen Perslerin istilasina ugramistir.
HELENISTIK DEVIRDE SINOP : MÖ. 4. yüzyilin birinci yarisinda Paflagonya'lilar bagimsizliklarini ilan etmislerdir. MÖ. 332 yilinda Büyük Iskender'in Anadolu'ya girisini firsat bilen 1. Ariarathes Kapadokya'da bagimsizligini ilan ederek, Sinop'u da hakimiyetine almis. MÖ. 302 yilinda Mitridat Ktistes Paflagonya'da daginik halde bulunan prenslikleri bir araya getirerek kuvvetli bir devlet (bagimsiz bir ülke ile onun yönetiminden olusan varlik) kurmustur. Daha sonra ll. Mitridat ve onun oglu Farnak Sinop'a hakim olmus. MÖ. 169 yilinda devletin basina Mitridat Flapeton geçmistir. Mitridat Flapaton Sinop'u bayindir (gelisip güzellesmesi için üzerinde çalisilmis, alt yapiya sahip) hale sokmus, baskentini Amasya'dan Sinop'a getirmistir. Sinop'un parlak dönemi Mitridat Fatpator zamaninda olmustur. Bütün Karadeniz'i hakimiyeti altina alan Mitirdat Romalilari'da Anadolu'dan atarak büyük bir imparatorluk kurmus, ancak Baskenti Sinop'tan Bergama'ya tasimistir. Helenistik dönem Sinop'un en parlak zamani olup, bu dönemde kültüre büyük önem verilmistir.
ROMALILAR DEVRINDE SINOP : MÖ. 70 yilinda Roma Imparatorlugu isgal ettigi bu topraklari yeniden tanzim etmis. Pontus Kralligini Kizilirmak'tan itibaren ikiye bölerek, dogu parçasinin idaresini yerli sülalelere vermis, bati parçasini ise dogrudan dogruya devletin eyaleti haline getirmistir. Sinop'un Roma idaresine geçmesi tarihte önemli bir dönüm noktasidir. Bilhassa (her seyden önce, basta) Cesar zamaninda sehre maddi yardimlardan baska, yeni Roma kolonileri gönderilmis ve genisleyip büyümesi saglanmistir.
BIZANS DEVRINDE SINOP : Roma Imparatorlugu'nun ikiye bölünmesiyle Dogu Roma topraklarinda kalan Sinop yavas yavas küçülmeye baslamistir. Hiristiyanligin gelistigi bu dönemde sehirde ticaret ve kültür, dini birtakim olaylar yüzünden gerilemistir. Sinop'ta bu dönemde yapilan en önemli Bizans yapiti Balatlar Kilisesidir.
SINOP'UN FETHI VE SELÇUKLU DÖNEMI : 1204 yilinda 4. Haçli Seferinde Istanbul zapt edilip (zorla alinip), Bizans Imparatorlugu dagilinca Sinop Trabzon Devleti'nin elinde kalmistir. Iç Anadolu'ya yerlesen Selçuklulara vergi veren Trabzon Devleti, Selçuklularin bir iç ayaklanmasindan yararlanarak vergiyi kesmis ve Sinop halkina da baski ve tecavüzlerde bulunmaya baslamistir. Sinop halkinin Konya'ya sikayeti üzerine Sultan Izzettin Keykavus dirlik sahibi bütün Vilayet Beylerine emir göndererek savasa katilmalarini bildirmistir. Büyük bir kuvvetle yola çikan ordunun gerek hazirligindan, gerek gidis yolundan haberdar olmayan düsman Sinop yakinlarinda 500 atli ile avlanmakta olan Tekfur'u baskin yaparak yakalamis, yakalanan Tekfur 3 gün sonra kale önüne getirilerek Sinop'un teslim olmasi istenmistir. Önceleri teslim olmak istemeyen halk Tekfur'un öldürülmemesi, kimsenin canina kiyilmamasi ve herkesin istedigi yere gidebilmesi sartiyla 3 Ekim 1214 tarihinde kalenin anahtarlarini Selçuklulara teslim etmistir.
TÜRK IDARESINDE SINOP : Selçuklu idaresine geçtikten sonra bastan basa yeniden imar edilen Sinop'ta, önce Pervaneogullari daha sonra Candarogullari Türk egemenligini sürdürmüstür. 15. yüzyilda gelismeye ve büyümeye baslayan Osmanli Imparatorluguna Anadolu beylikleri katilmaya baslayinca Candaroglu Ismail Bey'de Osmanlilara bagliligini ilan etmis ve böylece Sinop Osmanli Imparatorlugu'nun idaresi altina girmistir. Bir liman sehri olarak kullanilan Sinop'ta tersanede gemi yapimi bu dönemde de devam etmistir. 1853 Osmanli-Rus savaslarinda sehir top atislarina tutularak yakilmis ve bu tarihten sonra, sehir iyice küçülerek kale içine çekilmistir. Bandirma vapuru ile Samsun'a gitmek üzere yola çikan Mustafa Kemal Atatürk 18 Mayis 1919 günü Anadolu'ya karadan geçmek için Sinop Limanina ugramis, ancak o tarihte Sinop-Samsun arasinda karayolu olmamasi sebebiyle yolculuguna gemiyle devam etmistir. Sinop idari teskilat olarak merkezi Samsun olan, Canik Livasina baglanmis, Tanzimat'in ilanindan sonra Kastamonu'ya sancak olmus, 1924 yilinda Kastamonu'dan ayrilarak il haline getirilmistir.

 

Eylül

Administrator
Sayfa Yöneticisi
Katılım
26 Ocak 2013
Mesajlar
4,217
Tepkime puanı
124
Puanları
63

Sinop'un Ayancık ilçesindeki İnaltı Mağarası'nın turizme kazandırılması için 1995 yılında çalışmalara başlanmıştır.

Üstelik büyük bir bütçe ayrılmıştır mağaranın çalışmaları için. 2001 yılında İnaltı mağarası önce aydınlatılmış, çevre yolları düzeltilmiş, yürüyüş merdivenleri yapılmıştır. Günümüzde önemli bir turizm bölgesi olmayı başarmış olan mağara 2004 yılında hizmete girmiştir. Mağaranın ve aynı ismi taşıyan İnaltı Kanyonlarının çevresindeki alabalık tesisleri de gelen ziyaretçileri ağırlamaya devam ediyor. Sinop'a yolunuz düşerse İnaltı Mağarası'nı ziyaret edebilirsiniz. Gezeceğiniz yerler arasında; Erfelek Şelaleleri ve Sinop Kalesi'de var. Şehri daha yakından tanımak için bir gezi listesi oluşturmayı sakın unutmayın
 

Eylül

Administrator
Sayfa Yöneticisi
Katılım
26 Ocak 2013
Mesajlar
4,217
Tepkime puanı
124
Puanları
63

Sinop il sınırları içerisinde cennetten bir parça gizlenmiş olan Erfelek Şelaleleri, Karadeniz'i anlatan bir doğal güzelliktir.

Turizm açısından son zamanlarda yoğun ilgi görmektedir ve Karadeniz turları sırasında uğrak yerlerinin arasına girmiştir.

Merdiven şeklinde akan suları kademe kademe içinize işler ve etkisi uzun süre devam eder. Yüzmeye elverişli göllerinde bulunduğu şelalenin etrafına kamp yapabilme imkanınız da bulunmaktadır. Doğayla iç içe kalıp şehrin kalabalığından kurtulup sakin bir yer arıyorsanız Efelek Şelaleleri tam da aradığınız bir bölgedir. Karadeniz turlarına katılıp bu eşsiz doğa harikasını görebilir ve inanılmaz güzel zaman geçirebilirsiniz. Bu arada Sinop'taki İnaltı Mağarası'nı da ziyaret etmeyi unutmayın
 

Eylül

Administrator
Sayfa Yöneticisi
Katılım
26 Ocak 2013
Mesajlar
4,217
Tepkime puanı
124
Puanları
63
SİNOP YÖRESEL YEMEKLER

Sinop' ta çok çeşitli sebze yetiştiğinden ve her türlü balıkçılık yapıldığından, yöresel yemekler genellikle sebze ve balık ağırlıklıdır. Ancak; geleneksel olarak yapılan hamur yemekleri de mevcuttur.

Yörenin yemekleri; nokul (üzümlü cevizli, kıymalı, yoğurtlu), pilaki, mısır pastası, kaşık çıkartması (mamalika), keşkek yemeği, içi etli hamur (kulak hamuru), ıslama mısır çorbası, mısır tarhanası, sirkeli pırasa, içli tava, erişte,sırık kebebı,sac kebebıı,zılbıt böreğ ısırgan mıhlaması, hasuda, gazıyak mıhlaması, kabak katıklaması, katlama,hamsi dolması, kabak millesi, hamursuz tatlısıdır.

SİNOP YÖRESEL YEMEK TARİFLERİNİ, YEMEK TARİFİ BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ
 
Üst