Mayis60FM - Şarkı Sözleri , Flatcast Tema

This is a sample guest message. Register a free account today to become a member! Once signed in, you'll be able to participate on this site by adding your own topics and posts, as well as connect with other members through your own private inbox!

" W£L!K£ "

BurDa LAf ÇoK
Sayfa Yöneticisi
Katılım
26 Ocak 2013
Mesajlar
3,726
Tepkime puanı
66
Puanları
48
Merhaba arkadaşlar
Bundan birkaç hafta önce REMZİYE ÜNVER Hocamın konferansında bulundum çok önemli ve yararlı bir konu olan " Aile içi Eğitim " sunumunu kendisinden sizlerle paylaşmak için istedim. Kendisine çok teşşekkür ederim araştırmaları ve emeği için.


Neden Aile Eğitim Programı?

Sağlıklı ve mutlu ailelerin oluşmasına katkıda bulunmak amacıyla hazırlanmış bir programdır.

EVLİLİK VE AİLE HAYATI




Evliliğin Amacı Nedir ?

- İhtiyaç
- Korunma Duygusu
- Dayanışma
- Geleceğe Güvenle Bakabilme
- Takdir Edilme
- Çocuk Sahibi Olabilme

SİZİN EVLİLİĞİNİZ NASIL?

Evlilikleri genel anlamda 2 gruba ayırabiliriz.
- Geleneksel
- Eşitlikçi

GELENEKSEL EVLİLİK
- Evin temizliği,
- Çocukların bakımı,
- Yemeği kimin yapacağı,
- Evin ihtiyaçlarını kimin gidereceği,
- Aile içi konularda kararı kimin alacağı,
Konuları herhangi bir tartışmaya gerek kalmadan toplumsal olarak belirlenmiştir ve hiçbir kimse bu rollerin değişmesi yönünde bir girişimde bulunmaz.

EŞİTLİKÇİ EVLİLİK
- Evin ekonomisi ortak,
- Ev içerisinde ve dışarısında sorumluluk paylaşımı olan,
- Çocuk bakımında eşit yada destekleyici,
- Kararların konuşularak alındığı,
- Kişilere ev dışarısında da hareket olanağı veren,

Bir yapısı bulunmaktadır. Demokrasinin en küçük uygulaması olarak görülebilir. Hatta eşler haricinde kararlarda çocukların da söz hakkı bulunması beklenir.(aile toplantısı)

Başarılı ve mutlu ilişkilere sahip ailelerle yapılan araştırmalar, sağlıklı çiftlerin gerekli durumlarda her iki ilişki biçimini de kullanma yeteneğine sahip olduklarını göstermektedir.

Bir Evliliğin Önündeki 10 Engel Dersek Ne Aklınıza Gelir?

1-Bencillik
2-Dış çevre baskısı(kayınvalde-kayınpeder-akrabalar v.s)
3-Evlilikten gerçek dışı beklentiler
4-Evlilik için isteksizlik
5-Bağlılık eksikliği
6-Düşmanca davranmak
7-Küskünlükleri uzatmak
8-Aile içi şiddet
9-Birlikte yeterince zaman geçirmemek
10-Sürekli suçlayıcı ve eleştirici tavırlar içerisinde bulunmak.

Bu 10 Engeli Aşmak İçin

- Birbirinize sevgi ifadeleri kullanma
- Sürpriz bir yere sevgi notu bırakın
- Arada birbirinize küçük hediyeler alın
- Biribirinize sevgiyle gülümseyin
- Dostça sohbetler edin
- Birbirinizin hislerine karşı hassas olun
- Başbaşa paylaşımlarda bulunun
- Konuşurken birbirinizin gözlerine bakın(bakışlar)

**El ele tutuşun
**Birbirinize gününü nasıl geçirdiğinizi sorun
**Eşiniz eve geldiğinde sevgiyla karşılayın
**Her koşulda birbirinize saygı gösterin
**Kişiliğinizi geliştirmeye çalışın
**Eşinizle birlikte yapmaktan zevk duyduğunuz ilgi alanları keşfedin
**Birbirinizi AFFETMEYİ BİLİN
**Birbirinizi dinleyin
**Birbirinizin olumlu yönlerini görmeye gayret edin.

Siz eşinize sevginizi nasıl gösteriyorsunuz ?

Eşinize sevginizi göstermenin yolu ona bunu söylemek ve göstermektir.( Sen benim için çok önemlisin-seni seviyorum vb.) Ona zaman zaman çiçek veya küçük hediyeler alın.

En son ne zaman eşinize seni seviyorum dediniz?

Bura da Araya Girerek Bir Hikaye Anlatmak İstiyorum İzninizle

yine böyle bir konferansta sunum yapan hoca bayanlara demişki herkes kocasına " SENİ SEVİYORUM " diye msj atsın ve telefonları yanındaki bayanlarla değişip mesajları okusun..
Bayanların hepsi msjı atıp deişmişler telefonları ve herkes gelen msj okumuş..
Bir kısmı " yine ne yaptın "
bir kısmı " ne istiyorsun "
Bir kısmı " Annenmi geliyor yine "
Bir kısmı " arabayımı çarptınn "
Bir kısmı " SEN KİMSİN " ( eşinin numarası bile kayıtlı deyil :DD )


Eğer eşinize ve çocuklarınıza sevginizi göstermekte zorlanıyorsanız hayatınızın anlamını bir kez daha gözden geçirin.Hayatta sizin için onlardan daha önemli ne var?

Sağlıksız Bir Ailede Neler Olur?

- Bireyler birbirlerine yoğun öfke ve kırgınlık duyar.
- Aralarındaki çatışmaları çözmekte zorlanırlar.
- Küskünlükler uzar.
- Birbirlerine anlayışsızdırlar.
- Birbirlerine hakaret içeren sözlerde bulunurlar.
- Çocuklarında davranış bozukluğu, kendilerinde ruhsal sorunlar görülebilir(ilaç)
- Birbirlerine sevgi ve ilgi, merhamet , şefkat göstermezler
- Birbirlerine nefret duyarlar
- Birbirlerine güvenleri yoktur
- Aralarında şiddet ve istismar durumu yaşanabilir

SAĞLIKLI BİR AİLEDE NELER OLUR
- Ailedeki bağlılık hissi
- Bireylerin birbirine değer vermesi
- Sevgi ve saygı
- Sağlıklı iletişim
- Birlikte zaman geçirmek
- Birlikte eğlenebilmek
- Önemli günlerde biraraya gelebilmek

İstenmeyen davranışları kolaylaştıran ya da tetikleyen ortamların oluşmasına izin verilmemelidir.
Örnek: Evde anne baba tartışırken çocuğun bu duruma şahit olması onu olumsuz etkileyebilir

Çocukların model alarak öğrendiklerini unutmayın! Çocuklarınızda görmek istemediğiniz davranışları öncelikle siz sergilememelisiniz…..

HANGİ DURUMLAR EVLİLİKTE SORUNLAR OLUŞABİLİR?

- Birbirinizin adetlerine uyum sağlayamamak,
- Eşlerden birinin anne-babasına aşırı bağlılığı,
- Eşin ailesinin damat veya gelini benimseyememesi,
- Eşlerden birinin kendi evliliğine sahip çıkamaması,
- Eşlerden birinin ailesine maddi yönden bağımlı olmak,
- Eşlerden birinin ailesiyle ilgili eleştirileri duymaya tahammül edememesi,
- Eşlerden birinin ailesinin etkisi altında kalması
gibi durumlar evlilikte soruna sebep olur.
Ama en çok karşılaştığımız GELİN-KAYNANA çatışmasıdır.

Çoğu evlilikte,eşin ailesiyle yaşanan problemler kayınvalide-gelin üzerinde üzerinde yoğunlaşır.
Bunun sebepleri ise :



- Özellikle evin ve ailenin kontrolünün annenin elinde olduğu ailelerde, aileye yeni bir kadının girmesi annenin kontrolünü yitireceği kaygısına kapılmasına neden olabilmesi,

- Annenin oğullarını kaybetme endişesine kapılması,

- Gelinin ön yargılar taşıyarak kayınvalidesine olumsuz tavırlar sergilemesi,

... Arkadaşlar konuyu biraz kısıtladım kestim, ilerleyen zamanlarda diğer konularla devam edeceğim. Saygılarımla Welike...
 

06Orbey

New member
Katılım
28 Ocak 2013
Mesajlar
749
Tepkime puanı
3
Puanları
0
Önemli ve üstünde düşünülmesi gereken bir konu Melike.Bu konuya başkalarının nasıl bir yaklaşımda bulunduklarını gördükten sonra bende görüşlerimi paylaşmak isterim. Ama sanırım aile içi sorunların çözülememesinin en önemli sebebi, bireylerin birçok konuda olduğu gibi sağlıklı bir evliliğin nasıl yürütüleceğine dair bilgilerinin ve eğitimlerinin olmaması sonucu ortaya çıkan iletişim kopukluğudur.İletişimin olmadığı bir yerde sorunların çözümü de beklenemez..Ancak hepsinin de üstünde ekonomik yetersizlikler ve yanlış toplumsal gelenekler eşler arasındaki uyum bozukluklarının ana sebeplerindendir. Ataerkil ve erkek egemenliğine dayalı anlayış gibi...
 

Eylül

Administrator
Sayfa Yöneticisi
Katılım
26 Ocak 2013
Mesajlar
4,217
Tepkime puanı
124
Puanları
63
canom çok güzel bir noktaya deyinmissin emeginee sağlık
 

Eylül

Administrator
Sayfa Yöneticisi
Katılım
26 Ocak 2013
Mesajlar
4,217
Tepkime puanı
124
Puanları
63
1-Aile Hayatınızın Mezarını Kazmak İstemiyorsanız…
Kıskançlığın zehirli dumanları bu evliliği de boğmuştu. Kadın dırdırı ile imparatoru bile evinden kaçırtmıştı.
Kocaların evlerini terk etmelerinin en önemli sebebinin karılarının dırdırı olduğunu gördüm.
2-Sev ve Yaşat
Karşısında kendisinde kusur arayan, kusurlarını büyüten bir kadın değil, sadece yorgun başını dinlendirmeye çalışan bir kadın bulmuştur.
Karısının kendisine güvendiği bir erkek dik durur, güçlü olur. Bu konuda verilebilecek en çarpıcı örnek Hz. Muhammed ile Hz. Hatice’nin bir konuşmasıdır. Günlerce süren ruhi gerginlikten sonra Hz. Muhammed eşi Hz. Hatice’ye Peygamberlikle görevlendirildiğini açıkladığında tereddütsüz aldığı cevap şudur: ‘Eğer hakikaten bir Peygamber gelecekse, bu ancak sen olabilirsin’.
Evlilikte başarı yalnızca aranan eşi bulmak değildir. Aynı zamanda aranılan eş olmalıdır.
Eşinizi ‘Aradığım bu değildi’ diye suçlamayın. Acaba onun da aradığı siz miydiniz?
Hayat arkadaşınıza önem veriniz. Onu olduğu gibi kabul ediniz.
3-Soluğu Mahkemede Almamak İçin
İmparatoriçe Katerina da evinde aynı diplomasiyi uyguluyordu. Güçlü bir imparatorluğun bütün tebaasını avucunun içinde tutan, düşmanlarına işkence yapmaktan çekinmeyen, hasımlarını kurşuna dizdiren gereksiz savaşlar ilan eden bu kadar evinde kimseyi incitmezdi. Aşçısının önüne koyduğu yanmış eti bile hiç bir şey söylemeden yerdi. Hatta aşçısına gülümserdi. Catherine dışarıda ne kadar zalimse, evinde de o kadar sabırlı, kibar ve hoşgörülüydü.
Evlilik gemisinin sert kayalara çarpıp parçalanmasına sebep olan dev dalgalar yıkıcı tenkitlerden başka bir şey değildir.
Kırıcı, aşırı, lüzumsuz, yıkıcı tenkitten kaçının. Aksi halde soluğu mahkemede alırsınız.
4-Herkesi Mutlu Etmenin Kestirme Yolu
Kadının mutlu ve evine bağlı olması için kocası tarafından takdir edilmesi gerekir. Katını mutlu eden erkek kendisinin de mutluluğunu sağlamış olur.
5-Kadın İçin Küçük Bir Dikkatin Büyük Değeri Vardır
Lütfen bir demet çiçek götürmek için karınızın hasta olmasını beklemeyin.
Kadınlar doğum, nişan, nikah günlerine büyük önem verirler. Bunların unutulmasını kendilerinin sevilmediği şeklinde yorumlarlar. İçlerinde hakaret kabul edenler de vardır. Erkeklerin eşlerinin doğum günlerini, evlilik yıldönümlerini, benzeri önemli günleri mutlaka ezberlemelidirler. Bunların hatırlanmaması halinde üzülebilecek erkekler varsa, kadınlar bu günleri unutmadıklarını göstermelidirler…
Birçok insan küçük dikkatlerinin değerini takdir etmez. Küçük ihmaller birikir, ortaya koskocaman bir boşanma davası çıkar. Küçük bir dikkatsizliğin orman yangınına sebep olduğunu unutmamalıyız.
6-Bunu İhmal etmemelisiniz
Hollanda’da bir eve girmeden önce ayakkabılarınızı çıkarmak zorundasınızdır. Bu, günün sıkıntılarını kapının önünde bırakmak anlamına gelir. Hepimiz ayakkabılarımızı çıkarıp, eve öyle girmeliyiz. Bu çok önemli bir derstir.
Müşterisine kötü söz söylemeyi aklından bile geçirmeyen adam, karısına ağzına geleni söyler. Ne budalalıktır. Mutlu olması için karısı ona daha çok lazımdır. Bir kadın, yüz bin müşterinin veremeyeceği mutluluğu verebilir.
 

06Orbey

New member
Katılım
28 Ocak 2013
Mesajlar
749
Tepkime puanı
3
Puanları
0
Sanırım çok hassas bir konu. Neden kimse fikrini düsüncelerini yazmıyor? Ordan burdan, ondan bundan alıntılara dayalı değil, gözlemlere ve gerçek yaşama dair paylaşımlar daha değerli ve önemli olacaktır bence. Mesela bayanlara soruyorum, erkeğin önemli günleri unutmamasını, daima kadını mutlu etmek için çabalamasını beklersiniz de, sizlerde erkeği mutlu etmek için neden hiçbir zahmete katlanmaya gerek görmezsiniz? Erkekler taştanmı yapılmıştır?Onlarında sevgiye, şefkate, önemsenmeye ihtiyaçları yokmudur? Dertleri, korkuları, ihtiyaçları yokmudur? Mesela neden hiçbir kadın erkeğin ailesini, annesini kardeşlerini arkadaşlarını sevmez? Bir Kadının erkeğine sevgisi,onun basit bir iç çamaşırına göstereceği önemle bile kendini hissettirebilecekken, kadınlar neden sadece sabrı,özeni, merhameti,höşgörü ve anlayışı erkeklerden beklerler.Neden beklentilerini dümdüz, açık- seçik söylemezler, istemezlerde, bükçeye başvurarak, dolambaçlı ve anlaşılmaz yöntemlere başvururlar?
Kadın ve erkek birbirini tamamlamak ve bir bütün olarak toplumun çekirdeği olan aileyi oluşturmak üzere yaratılmışlardır. Düşünce yapıları, beden yapıları farklı olabilir. Ama ikiside birbirinden ayrı düşünülemez. Biri varsa, diğeride bir değer kazanabilir.Aksi takdirde her ikiside birer yarım olarak kalırlar. Ama evliliklere baktığınızda ne hikmetse, ikiside birbirlerine hiç ihtiyaçları yokmuşta ,lütfen bir arada imiş gibi davranırlar. Bütün mesele bu düşünce yapısında yatmaktadır. Madem nikahlımsın her şeyime katlanmak zorundasın anlayışı evlilikleri yıkan en önemli husustur. Oysa birlikte bir hayat katlanmayı değil, paylaşmayı duyguda ve düşüncede ortak davranabilmeyi, gerektiğinde fedakarlıklarla evliliği korumayı gerektiren kutsal bir yapıdır.Tüm bu önemli konularda bilinç sahibi olmadan, sadece bir eşe sahip olmak, çocuk sahibi olmak, belli ihtiyaçları gidermek amacıyla yapılan evliliklerde, bireyler birbirlerini, maddi ihtiyaçları karşılayan bir makina yada herhangi bir gereç gibi gördüklerinde artık ortada bir mutluluktan, sevginin ve saygının olduğu sağlıklı bir evlilikten bahsetmek imkanı kalmamış demektir. Yaşamda herşey etki ve tepki ilişkisine dayalıdır. Yani her duygu, düşünce ve davranış mutlaka karşılık bulacaktır. Almadan vermek yalnızca Allah'a mahsustur. Sevilmek istiyorsan seveceksin. Sayılmak istiyorsan sayacaksın. İlgi, şefkat, duyarlılık bekliyorsan sende bunları yapacaksın. Aman canım boynuna yuları takmışım, tapusunu almışım "Bir yere gidemez, giderse dişini - fişini sökerim" başka şeylere ne gerek var diye düşündüğün takdirde kaybetmeye mahkumsun. O yaparsa, bende yaparım düşüncesi, evlilikte sadece yıpranmaya aşınmaya neden olur. İki sert şey birbirine çarparsa, ikiside kırılır, yaralanır, çatlar. Bunun olmaması için bir taraf sertse, diğerinin yumuşak olması, durup dinlemesi gerekir. Sorunlar açık ve net şekilde konuşulmalı, anlatılmalı çözüm istenmelidir. Bir problemi iyice okuyup anlamadan çözmeniz mümkün değildir. Tıpkı bir metamatik probleminin çözülmesi gibi. Anlamadan çözemezsiniz. İnsan gibi karmaşık ve binbir problem üretebilen canlıların, birbirlerini yeterince tanımadan, anlamadan, inanmadan, güvenmeden, sevmeden çözmesi ve bir arada yaşaması mümkün değildir. Yaşansa bile bu öylesine bir hayat olacaktır. Öylesine bir hayattan da mutlu ve duyarlılıkla, sevgiyle, şefkatle zenginleştirilip güzelleştirilmiş mutlu bir birlikteliği ummak hayal olur.Kısaca eşlerimiz hatta hayatımıza dahil olan tüm diğer insanlarla ilişkilerimiz konusunda empati yapmaktan, yüzlerindeki ifadeye, gözlerindeki bakışa, derinlemesine bakmadan, haklarında hüküm vermekten sakınmamız gerekir. Unutma toprağa ne ekersen onu biçersin. Vermeden alamazsın. Zorla aldıklarınsa birgün mutlaka seni terkedip gideceklerdir.
 

" W£L!K£ "

BurDa LAf ÇoK
Sayfa Yöneticisi
Katılım
26 Ocak 2013
Mesajlar
3,726
Tepkime puanı
66
Puanları
48
abi tüm yazdıklarına katılıyorum.
toplumumuzda bayan dahacok mu sevgiye şevkate korunmaya ilgiye muhtaç görüldüğü için hep bu konularda önde acaba..
bence herşey eşit olmalı herkes kendine düşeni yapmalı beklentisiz.
yorumun için çok teşşekkür ederim..
kesinlikle herkes için fikre ve düşünceye açık bir konu..
 

Eylül

Administrator
Sayfa Yöneticisi
Katılım
26 Ocak 2013
Mesajlar
4,217
Tepkime puanı
124
Puanları
63
Doğru söze denilecek bir şey yoktur. Evet orbey abi yazdıklarınıza katılıyorum kısmen, ama parantez açıp tüm düşüncelerimi yazarsamda erkeklere haksızlık yapmış olurum tabi bazı bayanlarada.
Şu yaşam koşullarında nee leyla mecnun aşkı, nede ferhat şirin aşkıı var.
Kadın, erkek ayrım etmeden kısaca düşüncem, hep tek bir taraf sevgiyi, saygıyı,maneviyatı,maddiyatı, fedakarlığı,hoş görüyü, sabrı, verip gösteriyorsa partnerinden ayni ilgiyi yıllarca görememişse işin içine bencillik sömürge üçkağıtcılık girmişse biter nefesi elbette mahkemede alır.

Atalarımızdan örnek vererek bir erkeğin aynı anda birden fazla eşi olduğunu herkes biliyor. Peki bir bayanın birden fasla aynı anda eşli oldugunu ben duymadım. Ama bayan boşanarak 10 tane bile eş almış, Bunu erkek boşanmadan yapabiliyor.

Bir bayana el verirsen. Sevgi,gülümseme,saygı,mutluluk alırsın.
Bir bayana sevgi verirsen.Neşe verir,sağlık verir,evlat alırsın.
Bir bayana herşeyi verirsen. Ev,yuva,ömür boyu mutluluk verir.

Aslında bayanların erkeklerden çok bir beklentisi, cümlenin sonu :)) kötüyee gidecek buradaa kesiyorum düşüncelerimi.:)

Kıssadan hisse herşey karşılıklı çıkar olmuş.
 

" W£L!K£ "

BurDa LAf ÇoK
Sayfa Yöneticisi
Katılım
26 Ocak 2013
Mesajlar
3,726
Tepkime puanı
66
Puanları
48
Arkadaşlar benim burda konudaki açma sebedim ile içi nasıll bir sormluluk içide olunması gerektiği..
Yani sadece insanlar kendini düşünmemeli sorumluluklarini görevlerini bilmeli..
Leyla, mecunu.. Kerem ,Aslı.. Aşkı değilki anlatmak istediğim:DD
bence Orbey de hakli, Canom (eylül ) de hakli..
Herkes hakli ince ayrıntılara girince..
 

06Orbey

New member
Katılım
28 Ocak 2013
Mesajlar
749
Tepkime puanı
3
Puanları
0
Yazdıklarım dikkatli okunursa sanırım farklı birşey söylemediğim anlaşılacaktır.İçinde insan olan hiç bir olay tek taraflı değildir. Almak istiyorsan, bir karşılık vereceksin. Bu erkek içinde, kadın içinde aynıdır. Ama genel yaklaşım hep erkeklerin aldığı, kadınların verdiği şeklindedir. Benim karşı olduğum da budur. Erkek te evinin direği olabilmek için çoğunlukla hayatını, kanını canını ortaya koymaktadır. Bunlar göz ardı edilmemelidir. Madende çalışan bir işçi, bir uçağın koltuğunda kıtalar aşan bir pilot, askerliği, polisligi meslek olarak seçen bir erkek, ve daha niceleri hep bu yaşam savaşının içindedir. Bir taksi şoförü bile...Tabii ki aynı risklerle ve özverilerle yüzyüze çalışan kadınlar da vardır. Ve verdiği bu savaşın içinden sağ olarak çıkıp, evine geldiğinde hatırını soracak, isteyeceklerini siralamadan önce, eşine nasıl olduğunu soracak, yüreği şefkat dolu bir eş olabilmeyi başaran kaç tane tanıdığınız vardır?
Erkekler hergün kendilerini bekleyen bu acımasız savaşa razıdır. Yeterki hayat arkadaşları bunun değerini bilsin.
Mesele, erkek kadın meselesi de değildir aslında. Tüm bunları düşünebilecek kadar bir zekaya, bir algılama gücüne, ve insani değerlere sahip olabilmek yeterlidir. Her iki taraf içinde.
İşte o zaman herşey kendiliğinden çözülecek, üç tane beş tane başkalarına filanda ihtiyaç kalmayacaktır. Doğada insan dışında tüm canlılar çok eşlidir. İnsanın tabiatında da vardır bu. Ama insan bunu kanunları ve toplamsal değerleri ile aşmıştır. Bunu yapanlar ya zorunluluklardan ya da bazen yağı bol bulup saçına başına sürercesine edepsizlikten yapmaktadır. Her olayın içinde yatan kendine özgü sebepler vardır ve bu sebepler gözardı edilmeden olaylara bakılmalıdır.
 

Eylül

Administrator
Sayfa Yöneticisi
Katılım
26 Ocak 2013
Mesajlar
4,217
Tepkime puanı
124
Puanları
63
:) ben sadece herkes düşüncelerini yazmalı cümlesi içindi sadece kısaca yazdım oysa okadar çok parantes açılır bu konuya neden düşüncemi yazmadıgım bu yüzdendi.
ben çevremde gördügüm duydugum okadar çok kişi varkii dedikleri başka uyguladıkları başka :)
 
Üst